Elektrik motoru tasarımında, en çok göz ardı edilen ancak kritik öneme sahip unsurlardan biri, stator ve rotor üzerindeki oluk sayısıdır. Bu oluklar sadece yapısal özellikler değildir; motorun torkunu, titreşimini, termal davranışını ve verimliliğini derinden etkilerler. Endüstriyel ve ticari uygulamalarda yaygın olarak kullanılan asenkron motorlar, bu tasarım özelliğine özellikle duyarlıdır.
Slot Fonksiyonlarını Anlamak
Asenkron bir motorda, stator ve rotorElektromanyetik indüksiyon yoluyla dönme kuvveti üretmek için birlikte çalışırlar. Motorun rotoru, dıştaki sabit bileşen olan statorun içinde döner. Her iki bileşen de düzenli aralıklarla yerleştirilmiş yuvalara sahiptir ve bu yuvalar aşağıdaki görevleri yerine getirir:
- Stator yuvaları, alternatif akımla enerjilendirildiğinde dönen bir manyetik alan üreten bakır sargıları barındırır.
- Rotor yuvaları (genellikle sincap kafesli motorlarda iletken çubuklarla doldurulmuştur) dönen stator alanına maruz kaldıklarında elektromanyetik indüksiyon yoluyla akım üretirler.
Bu etkileşim, rotoru hareket ettiren tork üreten bir kuvvetle sonuçlanır. Yuvaların sayısı, şekli ve dağılımı, bu elektromanyetik etkileşimin ne kadar iyi gerçekleşeceğini önemli ölçüde etkiler.
Daha fazla yuva, manyetik alanın daha iyi şekillendirilmesine ve iletken doluluğunun artmasına olanak sağlayabilir, ancak aynı zamanda üretimi karmaşıklaştırabilir, maliyeti artırabilir ve yapısal bileşenleri zayıflatabilir. Daha az yuva ise yapımı basitleştirir ancak kritik alanlarda performansı düşürebilir.
Manyetik Alan ve Harmonik Etki
Asenkron bir motordaki dönen manyetik alan ideal olarak düzgün ve sinüzoidal olmalıdır. Bununla birlikte, yarık açma işleminin ayrık doğası nedeniyle, alan uzay harmonikleri içerir; bu da ana manyetik dalga biçimini bozan ek dalgalardır.
Yanlış seçilmiş yuva kombinasyonları (örneğin, eşit veya birbirine çok yakın stator ve rotor yuvaları) aşağıdaki sorunlara neden olabilir:
- Manyetik kilitleme, rotorun belirli stator dişleriyle tekrar tekrar hizalanmaya çalışması sonucu titreşimli tork oluşmasıdır.
- Özellikle yük değişimlerinde gürültü ve titreşim artışı.
- Demir ve bakır kayıplarının artması motorun genel verimliliğini düşürür.
Bu etkileri azaltmak için mühendisler tam sayı olmayan yuva kombinasyonlarını tercih ederler. Örneğin, 36 yuvalı bir stator, 28, 29 veya 31 yuvalı bir rotorla eşleştirilebilir. Bu asimetri, periyodik harmonik etkileşimi kırar ve hava boşluğundaki akı dağılımını iyileştirir.
Bu elektromanyetik etkileşimler, motor tasarımında sıklıkla Sonlu Eleman Analizi (FEA) kullanılarak simüle edilir ve görselleştirilir. Bu, fiziksel prototipler üretilmeden önce yuva sayılarının optimize edilmesine olanak tanır.
Dişli Torku ve Gürültü
Dişli torku, akım uygulanmadığında rotor dişlerinin stator yuvalarıyla hizalanma eğiliminden kaynaklanan özel bir tork dalgalanması türüdür. Bu etki, asansörler, CNC makineleri ve robotik gibi düzgün hareket gerektiren uygulamalarda sorun yaratır.
Dişli torkunun büyüklüğü doğrudan şunlarla ilişkilidir:
- Yuva sayısı ve stator ile rotor sayılarının ortak katlara sahip olup olmadığı.
- Yuva aralığı veya bitişik yuvalar arasındaki mesafe.
- Stator ve rotor çekirdeklerinin manyetik malzeme özellikleri.
Dişli torkunu azaltmaya yönelik tasarım teknikleri şunlardır:
- Ortak faktörler içermeyen stator ve rotor yuva sayılarının seçimi.
- Rotor çubuklarını eksenel doğrultuda hafifçe eğmek, dişli kuvvetlerini rotorun uzunluğu boyunca ortalama hale getirir.
- Manyetik kuvvetleri daha homojen bir şekilde dağıtan kesirli yuvalı sargılar kullanılıyor.
Motor tasarımcıları, dişli torkunu en aza indirerek titreşimi, gürültüyü ve rulman aşınmasını azaltabilir, böylece makinenin genel kalitesini ve kullanım ömrünü iyileştirebilirler.

Rotor Yuva Sayısı ve Başlangıç Özellikleri
Yuva sayıları, asenkron motorlar için kritik bir performans aşaması olan başlatma sırasında motorun davranışını da etkiler.
- Rotor yuvalarının sayısının artması, kaçak reaktansını azaltır ve başlatma sırasında direnci artırarak ani akımı düşürür, ancak potansiyel olarak torku da azaltır.
- Daha az rotor yuvası, daha yüksek başlangıç torku sağlar; bu da yüksek başlangıç yüklerine sahip uygulamalarda faydalı olabilir, ancak aynı zamanda daha yüksek akım çekimine de neden olur.
Bu çelişen ihtiyaçları dengelemek için bazı tasarımlar şunları kullanır:
- Derin çubuklu rotorlar, yüzey etkisi sayesinde çalıştırma sırasında daha yüksek direnç, normal çalışma sırasında ise daha düşük direnç sağlar.
- Çift kafesli rotorlar, hem başlatma hem de çalışma performansını optimize etmek için farklı direnç ve reaktans özelliklerine sahip iki takım rotor çubuğuna sahiptir.
Doğrudan şebekeye bağlı motorlarda (doğrudan hatlı marş motorları), rotor yuvası tasarımı, elektriksel gerilimi yönetmek ve düzgün ivmelenmeyi sağlamak için özellikle önemlidir. İnverter tahrikli sistemlerde, yuva optimizasyonu, verimliliği ve tork kontrolünü artırmak için elektronik kontrol stratejilerini tamamlayabilir.
Isı ve Verimlilik Hususları
Yuva sayısı ve şekli, yalnızca elektromanyetik performansı değil, aynı zamanda motordaki ısı üretimi ve dağılımını da etkiler.
Başlıca termal etkiler şunlardır:
- Bakır kayıpları (I²R kayıpları), sargıların stator yuvalarına ne kadar yoğun bir şekilde yerleştirilebildiğinden etkilenir.
- Histerezis ve girdap akımı kayıpları da dahil olmak üzere temel kayıplar, manyetik alanın dalga biçimine bağlıdır ve bu da yine yuva sayısından etkilenir.
- Rotor yuvaları ısı iletim kanalı görevi gördüğü için soğutma etkinliği yüksektir. Yuvaların şekli ve derinliği, ısının dış yüzeye ne kadar hızlı aktarılabileceğini ve nihayetinde dağıtılabileceğini etkiler.
Tasarımcılar, yuva doluluk oranını (ne kadar bakır kullanıldığı) mevcut çekirdek alanı (manyetik doygunluğu önlemek için) ile dikkatlice dengelemelidir. Çok fazla yuva kullanmak diş genişliğini azaltır, bu da manyetik akı yoğunluğunu ve çekirdeğin ısınma olasılığını artırır.
Genellikle elektromanyetik modelleme ile birlikte kullanılan termal simülasyon yazılımı, sıcak noktaları belirlemeye ve yuva konfigürasyonunun amaçlanan uygulama için yeterli soğutmayı sağlayıp sağlamadığını değerlendirmeye yardımcı olur.
Mekanik ve Yapısal Yönler
Mekanik olarak, yuva konfigürasyonu stator ve rotorun yapısal bütünlüğünü etkileyebilir.
- Çok fazla yuva, aralarındaki dişlerin incelmesine neden olur ve bu da özellikle yüksek dönüş hızlarında veya yük darbelerinde bileşenin mekanik strese dayanma kabiliyetini azaltır.
- Dar aralıklar, mekanik gerilimi yoğunlaştırma eğilimindedir ve bu durum zamanla yorulmaya veya kırılmaya neden olabilir.
- Eğik yuvalar, elektromanyetik açıdan avantajlı olsa da, rotorun burulma rijitliğini azaltabilir ve bu da daha güçlü malzemeler veya tasarım düzenlemeleri gerektirebilir.
3000 RPM (50 Hz) hızında çalışan 2 kutuplu tasarımlar gibi yüksek hızlı çalışma için tasarlanmış motorlarda bu faktörler özellikle kritik hale gelir. Burada motor, deformasyon veya dengesizlik olmadan merkezkaç kuvvetlerine dayanmalıdır.
Genel bir kural olarak, yüksek hızlı motorlar, elektromanyetik avantajlar ile yapısal güvenilirliği dengelemek amacıyla, orta sayıda oluk ve güçlendirilmiş malzemelerle tasarlanır.
En İyi Uygulamalar ve Slot Kombinasyonları
Belirli uygulamalar için verimlilik, düzgün tork, üretilebilirlik ve maliyet arasında denge sağlayan bazı stator ve rotor yuvası kombinasyonları endüstri standardı haline gelmiştir.
| Stator Yuvaları | Rotor Yuvaları | Başvuru |
| 36 | 28, 29 | Genel amaçlı endüstriyel motorlar |
| 48 | 37, 38 | Yüksek verimli veya invertör beslemeli motorlar |
| 72 | 56, 58 | Büyük fanlar, kompresörler ve ağır hizmet tipi sürücüler |
| 24 | 20, 22 | Küçük kesirli beygir gücündeki motorlar |
Tasarım yönergeleri:
- Ortak en büyük ortak böleni (GCD) 1’den büyük olan stator ve rotor yuva numaralarından kaçının.
- Mümkün olan yerlerde stator yuvalarından birinin adım aralığına eğim uygulayın.
- Performans doğrulaması için, tasarım aşamasının başlarında ısı analizi ve sonlu elemanlar analizi (FEA) kullanın.
Bu kombinasyonlar, tork dalgalanmasını, akustik gürültüyü ve üretim karmaşıklığını en aza indirirken, çeşitli çalışma koşullarında sağlam performans sunmaya yardımcı olur.
Vaka Çalışması Örneği
Bir pompa üreticisi, 15 kW’lık asenkron motor tasarımında artan gürültü ve azalan güvenilirlik sorunları yaşıyordu. Başlangıçta hem stator hem de rotor 36 yuvalı olarak üretilmişti. Çalıştırma sırasında titreşim seviyeleri yüksekti ve kullanıcılar erken yatak arızası bildirdi.
Simülasyon ve analiz sonrasında, rotor yuva sayısı 36’dan 29’a düşürüldü ve rotor çubukları bir yuva aralığı kadar eğildi.
Sonuçlar:
- Gürültü seviyesi 7 dB azaldı.
- Başlangıç torku %15 arttı.
- Hızlandırılmış yaşlandırma testlerine göre kullanım ömrü %22 oranında iyileşti.
- Yeniden tasarımın uygulanmasının ilk yılında müşteri şikayetleri %80 oranında azaldı.
Bu örnek, yuva numaralarında yapılan küçük değişikliklerin bile gerçek dünyada performansta ölçülebilir kazanımlara nasıl yol açabileceğini göstermektedir.